| Güzel bir ilkbahar günü. Akşam vakti, tam da malın davarın gelme zamanı. Tüm delikanlılar İbrahim Emminin ahırlarının arkasındaki yukarı mahalle yol ayrımında duvar üstünde sohbet ediyor. İbrahim Emmi de orada. Rahmetli Hacı Mahmut Emminin oğlu Lokman, arkadaki tarlaya evlek çekecek İbrahim Emi’den öküzleri ister,
İbrahim Emi; -- Tamam öküzler gelsin al evleğini çek, der
Lokman; -- İbrahim Emi sabanı da ver sana zahmet
İbrahim Emi gider ahırın yanındaki yerden koca sabanı sabanı omuzlar getirir,
Lokman;-- İbrahim Emi boyunduruk nerde?
İbrahim Emi gider boyunduruğu da getirir
Lokman; -- İbrahim Emi kayış????
Kayış da gelir…..
Lokman boyunduruğu kayışla sabana bağlar. Ama eksik bir şey vardır.Ses tonunu biraz daha yükselterek;
--İbrahim Emi hani maluğ??????
Oradaki herkes gülümseyerek bir birine bakmaktadır. Çünkü artık İbrahim Emi’den malum cevap beklenmektedir..
--Ola aha sene bi tene de maluğ )))
(eee artık nereyi işaret ettiğini tahmin etmişinizdir)
|