KÖY ANILARINI PAYLAŞ
 
taner akyüz
21.04.2009 13:28:06 
can dostlarla biraz tebessüm..
 
Erzuruma bilgisayarın daha yeni yeni gelmeye başladığı zamanlara ait bir anıyı Erzurum Kültür Kurumu İlköğretim Okulundan Mansır Bey anlatıyor... Bir işyerine bilgisayar ve stok programı satılır. Teknik servis elemanı bilgisayarı işyerine kurduktan sonra stok programının kullanımı ile ilgili bilgi verir ve ayrılır. Aradan bir iki saat geçer, işyerinden telefon: "Kardeşim sizin anlattıgınız kimi yapirem fegat program düzgün çalışmiir." Teknik servis elemanı sorar: "Nasıl yapıyorsunuz?" "Senin anlattıgın kimi." "Hata ne?" "Yazdıgım bilgiler kaydetmeme ragmen saklanmiir." "İşlem basamaklarını tek tek anlatır mısınız?." "Tamam" diyor ve başlıyor anlatmaya... "Programı açirem. Malın adı bölümüne adını, adedi bölümüne adedini, birim fiyatını vb. yazirem. Hepsini yazdıhtan sonra senin anlattıgın kimi kayıt bölümüne basirem. Ekrana bir yazı geliir: Kaydetmek ister misiniz? E / H yazısı çıkir. Ben de diyirem Hee..."
 
UĞUR ÖZASLAN
04.07.2008 15:04:22 
TASİN DAYI (OĞUL TASİN)
 
BİR GÜN TASİN DAYIMLA MEZARLIKTAKİ YONCAYI BİÇTİK VE YUKARI MAHALLENİN BAHÇELERİNDEN EVE GELİYODUK.YİNE BÖYLE BİR BAHAR AYI VE YİNE HALİS AMCANIN KİRAZ AĞACI YETİŞMİŞ...TASİN DAYIM DEDİKİ OĞUL GEL BİRAZ YİYELİM. BENDE YİYELİM DEDİM, NEYSE BİRAZ YEDİKTEN VE KARNIMIZI DOYURDUKTAN SONRA TASİN DAYIM NE DESE BEYENİRSİNİZ AYNEN ŞÖYLE:"OĞUL HADİ GİDAĞ HARAMDIR VALLA." yane oğul yane... Buradan Halis amcaya yıllar sonra diyebileceyim tek şey şu: Valla halis amca biz kirazları yedik, artık sende bir ağalık et de helal et.
 
Kemal MORKOÇ
03.06.2008 12:49:29 
babamın dişleri
 
ilkbahar aylarında köyün dana çobanı olmaması nedeniyle köylü danalarını sıra ile otlatmaya götürmektedir.Köyün danalarını otlatma sırası bize gelmiştir.Babam (canip)yeğenim Fatih ve ben danaları otlatmak için yola koyulduk.Kanlı çayırın yıkıklara geldiğimizde sabah saatlerinde havanın serin olması nedeniyle danalar rahat durmakta ve bizde Fatihle toprak üzerinde taklalar atmaktaydık.Babam köyümüze gelen dişciye (poşa )dişlerini yaptırmış fakat dişler babamın damaklarını aşırı rahatsız etmektedir.Bu yüzden babam üzerinde taşımakta olduğu sıfır numara zımparayla yapma dişlerininin damak yuvalarını zımparalamaktadır.Danaların ani birden hareketlenmesiyle (yani sineklenmesiyle)babam yerinden fırlar ve elinde bulundurduğu dişlerini panikle nereye koyduğunu unutur.Çok aramamaıza karşın bir türlü bulunamaz.Akşama kadar babam hiç birşey yemeden eve döndüğünde Rahmetli annem, bey bu ne hal? diye sorar babam dişlerimi kaybettim fakat bulamadım büyük bir ihtimalle toprağa karıştı.Demir tırmıkla karıştırayım belki bulurum diye söylenir.Annem çay yaptım iki bardak iç sonra gidersin diyince babam çay içmesini seven biri olduğundan dayanamayıp kabul eder.bir iki derken yorgun adam terlemeye başlar ve nalet olsun danasına,kuzusuna diye söylenerek başındaki şapkasını yere fırlatır.Bu esnada akşama kadar başında taşıdığı şapkanın altından babamın yapılma dişleri çıkmazmı,herkesin şaşkın bakışları arasında babam çok mutlu olurken bizler gülmekten fenalık geçirdik.Allah rahmet etsin.
 
SERDAR AKPINAR
18.05.2008 18:43:28 
İSMAİL EMİ
 
Köyümüzün büyüklerinden Halis (babam olur kendileri) Emi ve onun amca oğlu rahmetli İsmail Emi Ankara’ya gitmek için yola çıkarlar, otobüse binerler biraz gittikten sonra yan koltukta oturan yolcu, poşetindeki armutları çıkarıp yemeye başlar. Armutları gören İsmail Eminin ağzının suyu akmaya başlar, döner Halis Emiye sesli bir şekilde; ula Halis bizim de armudumuz olaydiii biz de yerdıııığğğğğğğğğğ der. Adama sesini duyurmayı başarır.

Bu konuşmayı duyan yan koltuktaki diğer yolcu birer armut almaları için poşeti uzatır. İsmail Emi poşetten 2 armut değil de poşetin hepsini alır, adama bir armut verir ve diğerlerini yemeye başlar. Adam şaşkındır 

Allah rahmet eylesin…
 
Zeki GÜRBULAK
05.04.2008 
İBRAHİM EMİNİN KURBAN ETİ
 
Günlerden kurban bayramı. Bütün köyün gençleri bir araya toplanmışdık. Bayram görmesine gidiyok. Köyün alt başından başladık.Sırayla herkesle bayramlaştık. Allah ne verdiyse yedik, içtik.sıra İbrahim emiceye gelmişti ki ne görelim köyün ağası İbrahim emce kurban bayramında bir koyun kesmişti. Ne yazık ki koyun kuzu idi :). Koyunun bütün kemikleri,bir düdüklüye sığacak kadardı. üdüklü kapının önünde ocağın üstündeydi. Munzur Dursun Kaya düdüklüyü ocağın üzerinden aldı doğru Halis eminin evine koştu. Köyün geçleri afiyetlice yedik. Tabi ki Halis eminin evinde.Üstüne üslük ağanın evinden bir de kocaman karpuz çaldılar(vay hırsızlar). Karpuzu da afiyetle yedik, boş kemikleri de düdüklüye doldurup tekrar düdüklüyü ocağın üstüne koydular. Hiçbir şey olmamış gibi İbrahim eminin evine bayram görmesine gidildi. Bayramlaşmadan sonra kurbanın hayırlı olsun Allah kabul etsin denildi. İbrahim amca delikanlıların gelmesine memnun olmuştu. Hanımına gız git de et getir gençlere Fedime, dedi. Ablam gitti ve geri geldi. Gızz herifff et met yok gemikler var sadece. İbrahim emi gızz nasılllllllll olur, kim yedi o kadar eti der. Gençler gülmeye başlayınca işin aslını anlayan İbrahim emmi bastı kalayı :)) (....................) hoş gülüşmeler ve neşe içinde, gençler çay ve sigara içtikten sonra Cihan amcanın evine bayramlaşmaya geçtik. Daha sonra İbrahim eminin acısını bir nebze dindirmek için Dursun Kaya evinden kavun karpuz salata gibi şeyler gönderdi. Böylece İbrahim eminin de gönlünü aldık. Bu da hoş bir anaı olarak kaldı bizlere .. Sevgilerimle Hoşçakalın. Zeki GÜRBULAK
 
Sedat ECE
05.04.2008 22:54:42 
HADİ TORTUM FIKRASI ANLATAYIM
 
Hayatında hiç otobüse binmeyen Tortumlu birgün istanbulda işi çıkar ve istanbula gitmek için bilet alır hemde en önden. Otobüs tam Esenler otogarına girerken vitesi kırılır. Tortumlu dayanamaz ve şöförün yanına giderek: - Gardaş bir şey demiremde, onun başına bir hal geleceği belliydi . Taaa Erzurumdan başladın buraya kadar gurcaladın, oynadın. :))
 
Tuncay
15.03.2008 
İBRAHİM EMİ -LOKMAN
 
Güzel bir ilkbahar günü. Akşam vakti, tam da malın davarın gelme zamanı. Tüm delikanlılar İbrahim Emminin ahırlarının arkasındaki yukarı mahalle yol ayrımında duvar üstünde sohbet ediyor. İbrahim Emmi de orada. Rahmetli Hacı Mahmut Emminin oğlu Lokman, arkadaki tarlaya evlek çekecek İbrahim Emi’den öküzleri ister,

İbrahim Emi; -- Tamam öküzler gelsin al evleğini çek, der

Lokman; -- İbrahim Emi sabanı da ver sana zahmet

İbrahim Emi gider ahırın yanındaki yerden koca sabanı sabanı omuzlar getirir,

Lokman;-- İbrahim Emi boyunduruk nerde?

İbrahim Emi gider boyunduruğu da getirir

Lokman; -- İbrahim Emi kayış????

Kayış da gelir…..

Lokman boyunduruğu kayışla sabana bağlar. Ama eksik bir şey vardır.Ses tonunu biraz daha yükselterek;

--İbrahim Emi hani maluğ??????

Oradaki herkes gülümseyerek bir birine bakmaktadır. Çünkü artık İbrahim Emi’den malum cevap beklenmektedir..

--Ola aha sene bi tene de maluğ )))

(eee artık nereyi işaret ettiğini tahmin etmişinizdir)
 
Adem MORKOÇ
14.03.2008 16:35:37 
ŞAH CİHAN
 
Babam olur haaa.Birgün su sırası bizim H.Cihan'daymış. Bostanı suvaracak.Nasıl olmuş ise birileri suyunu bilmeden kesmeş. Hi,ç yapılr şey mi bu? Bizim Şah Cihan tabi küplere binmiş.Günlerden Cuma. Namazdan çıkıp caminin önunde narra yı atmış. "Ulan Ekrem uşaklara telefon aç SİLAHLARI alıp gelsinler, dağa çıkacağam, Kırk Gözeleri de yonca ekecem, bakim ki bu köye suyu hangi deliganlı goşacak? Geleni vuracağam.Ulan ekrem hadi çabuk araaa"......
 
Adem MORKOÇ
14.03.2008 16:21:13 
-- AK KUŞ--
 
Bizim Nuri çavuşun bir atı vardı.Üç ayağ topal,ismi de AK KUŞ;nasıl bir kuşsa? Birgün AK KUŞu pazara satmaya götürmüş.Adamın biri gelip çavuş emi 20 milyon verim demiş. Bizim Nuri Çavuş razı olmamış. Akşama kadar başka müşteri çıkmamış. Pazar dağılacak ama AK KUŞ satılmadı.Çavuş emmi AK KUŞa dönüp oğlum AK KUŞ son 10 dk. Sen yolunaaa ben yoluma(garibim akkuşu orda bırakacak). Şükür kavuşturana bizim alıcı tekrar geri gelir, çavuş emmi 10 milyon. Körün istediyi bir göz Allah verdi iki göz.Ullaa heyirini gör.Nuri Çavuş köye gelir.Gençler sorarlar AK KUŞ u ne yaptın? 10 milyona verdimm.10 seferde yayladibine çıkıp yinmiştim seferi 1 milyon.10 milyon gine kardayam. Aslında benim akkuş satılacak at deyildide avradini s.... gari ağura koymadi yoksa..:))
 
ÜNSAL AKPINAR
13.03.2008 18:10:48 
CAKKİ EMİ OĞLİ
 
Rahmetli Velli Emmi bir gün Sağir'de kahveye girer. Orda oturanlar gel çay iç Veli Emmi derler.

Veli Emmi; -- Cakki Emioğli ben düneyin Dinerikom'da içtim....

Sayfalar:  [ 1 ] [ 2 ]

 

[ Sen de Paylaş ]

Web Tasarım: Tuncay MORKOÇ.